• BİLET AL
  • KİTAP AL

TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞI MİLLİ SARAYLAR BAŞKANLIĞI

TOPKAPI SARAYI’NDAN KUTSAL BİR MANZARA: 200 YILLIK ‘MESCİD-İ HARAM’ TABLOSU RESTORASYONDA

Türkiye'nin en zengin tablo koleksiyonuna sahip Milli Saraylar Başkanlığı, müzecilik faaliyetlerinin temelini oluşturan restorasyon çalışmalarıyla kültürel mirasımızı geleceğe taşımayı sürdürüyor. Başkanlığa bağlı konservasyon ve restorasyon atölyelerinde bu kez, İslam dünyası açısından kutsal bir mekân olan Mescid-i Haram’ı ayrıntılarıyla resmeden nadide bir tablo üzerinde çalışılıyor. Kâbe ve çevresinin 19. yüzyıla ait görüntüsünü yansıtan tablo, görsel bir anlatı sunuyor. KÂBE’NİN 200 YILLIK TASVİRİ İLK KEZ GÜN YÜZÜNE ÇIKACAK 19. yüzyılın başlarında yapıldığı düşünülen ve bugüne dek sergilenmeyen tablonun ressamının kim olduğuna dair araştırmalar sürüyor. Ressamı bilinmese de tabloda resmedilen Osmanlı askerlerinin üniformaları, eserin Sultan Abdülmecid dönemine ait olduğuna işaret ediyor. Çerçevesiyle birlikte 103 x 133 santimetre ebadındaki eser, dönemin kutsal topraklara dair gözlem ve betimlemelerini gösteren sahneleriyle hem tarihî hem de kültürel katmanlar barındıran özgün bir kaynak niteliği taşıyor. MİNYATÜR SANATINDAN İZLER TAŞIYAN EŞSİZ DETAYLAR Klasik Türk sanatlarından minyatür temelli tabloda; Kâbe’yi tavaf edenler, ihramlı erkekler, kadın figürleri, zemzem kuyuları ve testileri ayrıca üniformalı Osmanlı askerleri betimlenmiş. Tabloda ayrıca Makam-ı İbrahim, Hicr-i İsmail ve Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan revaklar gibi kutsal yapılar da yer alıyor. Bazı yapıların günümüzde varlığını yitirmiş olması, esere tarihsel bir derinlik katıyor. Çizimlerdeki titizlik, dönemin mimari ve sosyal yapısına dair ayrıntılı bilgi veriyor. TABLO KADAR ÇERÇEVESİ DE SANAT ESERİ Tablonun çerçevesi, en az eserin kendisi kadar dikkat çekici. Ahşap çerçeve, çiçek motifleriyle üç boyutlu olarak dekore edilmiş. Sekiz paftaya ayrılan çerçevede, metal tellere ipek iplik sarılarak yapılmış çiçek sapları, kâğıt ve kumaştan hazırlanmış çiçek başlıklarına monte edilmiş. Bu çiçekler, çerçevede açılan özel yuvalara yerleştirilmiş. Çıtaların üzerine macun uygulanarak kabartı verilmiş, ardından kırmızı kadife kaplanarak altın yaldızlı bordürlerle bezenmiş. Metal pençelerle sabitlenen bu alanlar, el dövmesi çivilerle monte edilmiş. Zamanla oksitlenen metal parçalar ve paslanmış çiviler, çerçevenin yaşını ve sanatkârane işçiliğini gözler önüne seriyor. Bu özenli tasarım, yalnızca tabloya değil aynı zamanda eserin sunulduğu kişiye verilen önemi de yansıtıyor.

BİLİMİN IŞIĞINDA KAPSAMLI BİR RESTORASYON Farklı yapım tekniklerini ve sanat alanlarını bir arada toplayan tablo ile ilgili detaylı bir restorasyon planı hazırlandı. Plan çerçevesinde belgeleme işlemleri tamamlandı, mikroskobik ve infrared incelemeler yapıldı. Eser; ön ve arka yüzey temizliği, sağlamlaştırma, koruma ve bakım gibi işlemlerden geçirildi. Çerçevedeki çiçekli alanların restorasyonuna devam ediliyor. Şubat ayının sonunda başlayan restorasyon uygulamalarının temmuz ayında tamamlanması planlanıyor. Restorasyonun ardından, bugüne kadar hiç sergilenmemiş olan bu kıymetli eser ilk kez sanatseverlerle buluşturulacak. OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE KUTSAL MEKÂNLARA VEFA Milli Saraylar koleksiyonlarında yer alan benzer kutsal mekân tasvirleri, Osmanlı toplumunda Kâbe’nin ve çevresinin taşıdığı derin manevi anlamı gözler önüne seriyor. Topkapı Sarayı’nda restore edilen bu özel tablo da kutsal topraklara duyulan bağlılığın ve saygının bir yansıması olarak öne çıkıyor. Görsel bir tanıklık niteliği taşıyan eser, Kâbe’nin yalnızca bir ibadet merkezi değil aynı zamanda hatırlanmak, korunmak ve gelecek nesillere aktarılmak istenen bir kültürel hafıza mekânı olduğunu belgeliyor.

HABER GALERİ