Yıldız Şale Köşkü

10.10.2019

Yıldız Saray kompleksinden günümüze erişen mimari eserler arasında en iyi korunmuş yapı olan Yıldız Şale Köşkü, Sultan II. Abdülhamid döneminde inşa edilmiştir. Yüksek duvarlarla çevrelenmiş geniş bir bahçe içinde konumlanan ve birbirinden farklı zamanlarda yapılan üç farklı binanın birleşiminden meydana gelen köşk, adını Fransızca “dağ evi” anlamına gelen “chalet” kelimesinden almıştır. Köşkün 1880 yılı öncesinde inşa edilen ilk bölümünün mimarıyla ilgili net bir bilgiye sahip olunmamakla beraber, 1889’da tamamlanan ikinci kısım Sarkis Balyan, 1898’de inşa edilen üçüncü kısım ise ünlü İtalyan Mimar Raimondo D'Aronco imzası taşımaktadır. Köşkün ikinci bölümünün yapımı esnasında, birinci kısma bugün Sarı Salon olarak adlandırılan büyük bir salon eklenmiş,  üçüncü bölümün yapıldığı sırada da ikinci bölümde birtakım değişiklikler gerçekleştirilmiştir. İkinci ve üçüncü bölümleri II. Abdülhamid tarafından, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul ziyaretlerinde konaklamaları için inşa edilen yapı, bu özelliğiyle “devlet konukevi” niteliği kazanmıştır. Tamamı ahşap ve kâgir olarak tasarlanan Şale Köşkü’nün bahçe düzenlemeleri ise Türk ve Alman mimarlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Yıldız Saray Kompleksi’nin üçüncü avlu olarak anılan kısmında konumlanan köşkün önündeki pitoresk bahçe Yıldız Parkı’na doğru uzanmaktadır.

İhtişamlı Merasim Salonu

Şale Köşkü, yükseltilmiş bir bodrum zemini üzerinde yer alan iki ana kat ile bir çatı katından meydana gelmektedir. Zemin kat bodrum ve kalorifer dairelerine ev sahipliği yaparken, birinci kat köşkte görev alan personele ayrılmış, üst kat ise ağırlama ve tören odaları ile servis mekânlarını içerecek şekilde düzenlenmiştir. Köşkün yaklaşık 15 metreye 30 metre ebatlarındaki görkemli Merasim Salonu bu katta yer almaktadır ve zemini Sultan Abdülhamid tarafından özel olarak dokutulmuş 406 metrekarelik Hereke halısıyla kaplanmıştır. Saray ressamı Meinz tarafından çizilen halının deseni Merasim Salonu’nun tavan ve duvar resimleri ile bir arada tasarlanmıştır. Salonun duvarlarındaki kartonpiyerler Türk, İtalyan ve Ermeni ustalar tarafından yapılmış, sekizgen ve kare kasetlere ayrılan tavan, altın varakla ve kalem işleriyle bezenmiştir. Zemindeki halının desenleriyle simetri yakalayacak şekilde konumlandırılan üç büyük kristal avizenin bulunduğu Merasim Salonu, yirmi üç tane penceresiyle ferah ve aydınlık bir atmosfere sahiptir. 

Yemek Odasında II. Abdülhamid’in El Emeği

Salonlar da dahil olmak üzere altmış odası bulunan köşkte yer alan odalar, amaçları doğrultusunda yazı, yemek, yatak, misafir odası şeklinde isimlendirilmiş, köşkteki özel odaların duvarları Fransız ve İtalyan ressamların eserleriyle süslenmiştir. Çırağan Sarayı’ndan alınarak Yıldız Şale Köşkü’ne getirilen sedef kakmalı kapılar ise köşkün yemek salonunda kullanılmış, bölüm bu özelliğinden ötürü “Sedefli Salon” olarak da anılmıştır. Sedefli Salon’da kullanılan mobilyaların bir kısmı ise marangozluk zanaatına özel bir ilgisi olan II. Abdülhamid tarafından, yine Yıldız Sarayı’nda bulunan Tamirhâne-i Hümâyûn binasında yapılmıştır. 19. Yüzyıl Osmanlı mimari anlayışının en farklı ve zarif örneklerinden biri sayılan Yıldız Şale Köşkü, 1985 senesinden bu yana müze-saray olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam etmektedir.