Dokumanın Saltanatı; Kumaşlar

9.10.2019

Hereke Fabrikası’nın geçmişten bugüne üretimine devam ettiği kumaşları, Osmanlı saraylarında giyimden ev eşyasına, duvar kaplamasına kadar pek çok alanda kullanılır ve bu alanlar için özel olarak üretilirdi. Dış görünüşteki özen ve şıklık aynı zamanda saygınlık uyandırıcı unsurlar olduğundan Osmanlı hanedanı da giyim-kuşam konusuna özen gösterir, Hereke’nin en nadide kumaşlarından dönemin modasına uygun kıyafetler hazırlatırlardı.


Kumaşlar içinde en çok rağbet gören ve sevilenler, üretilmesi en zor ve zahmetli olan kumaşlardı. Keten, yün, pamuk gibi kumaş üretiminde kullanılan iplik çeşitleri içerisinde en değerli olanı ipekti. İpek kumaş üretmek diğer kumaşlara nazaran çok daha fazla emek istediği için zaman alıyor ve bu yüzden de en değerli kumaşlardan biri olarak kabul görüyordu.


Bu değerli kumaşlar, devletlerarası ilişkilerin gelişmesini sağlayan ziyaretler gibi organizasyonlarda da diplomatik hediyeler olarak sunulurdu. Her devletin kendi geleneklerine has bir üslupla desenlerini işlediği, aynı zamanda bir kültür aktarımı olan kumaşlar önemli ve çok sevilen hediyelerdendi.

İpekliler ve Çatma Kadifeler


Hereke Fabrikası denince akla ilk anda halıcılık gelse de kumaş üretimi konusunda da Hereke’nin yadsınamayacak genişlikte bir üretim hacmi olmuştur. 1805 yılında Charles Marie Jacquard tarafından icat edilen ve Hereke’nin saraya bağlanmasının hemen ardından yurt dışından sipariş edilen jakar tezgâhı, elde kumaş üretimini makine ile üretime taşıyordu. Artık daha hızlı, daha çok ve daha az yorularak ürün ortaya çıkarabilmek mümkündü. 


Hereke Fabrikası’nda üretilen kumaşların çoğunluğu ipek kumaşlardır. Tamamen sarayın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışan Hereke Fabrika-ı Hümayunu, Bursa’dan ve Avrupa’dan ipek iplikler getirtirdi. İpek iplik üzerine altın ve gümüş tel sarılarak yapılan klaptan iplik de çok sevilen ve çok gösterişli bir türdü. Klaptan hem perdelerde hem de döşemelik kumaşlarda çokça kullanılırdı.


Kumaşlar içerisinde gördüğümüz nadide türlerden biri de Hereke üretimi çatma kadifedir. Çatma kadifeler kumaş zemininden yüksekte kadife işleyerek yapılan, çoğunlukla krem rengi zemin üzerine koyu renk işlenen bitkisel desenli kumaşlardır. Sayıları 7 olan Hereke üretimi çatma kadifeler, daha çok döşeme ve perdelerde kullanılmıştır. Bugün ise çatma kadife üretimine rastlamamız çok mümkün değil.    


Kumaş üretimi, halıcılık gibi Osmanlı coğrafyasının kültürel kodlarında hâli hazırda var olan bir el sanatı/zanaat değildi. Dolayısıyla kumaş üretiminde kaydedilen teknik gelişmelerin halka yayılabilmesi mümkün değildi. Zaman zaman kısa süreli olarak satış mağazaları açılmış olsa da insanların aşinalığı gelişmemiş, dükkânlar da çok uzun soluklu olmamıştı. 


Desenler ve Motifler


Hereke Fabrika-ı Hümayunu’nda üretilen kumaşlarda desenleri belirlerken hem geleneksel, hem de batılı form ve motifler kullanılmıştır. Fabrika çoğunlukla Dolmabahçe Sarayı için üretim yapıyordu. Dolmabahçe’nin batılılaşma sürecini temsil eden sembolik bir anlamı vardı ve sarayın mimarisinden dekorasyonuna kadar yansımış olan batı-doğu kültürlerinin harmanlanması eğilimini kumaş desenleri için de söylememiz mümkündür. 


Kumaş desenlerinde, hem geleneksel çini ve madem süslemelerinde kullanılan desenler yeniden ele alınarak kullanılmış hem de Rokoko tarzında “C” ve “S” kıvrımları, Neoklasik detaylar ve geometrik düzenlemelere ağırlık verilmiştir. Desenlerin çoğunda bitkisel motifler vardır. Geniş bir renk skalasına sahip olduğunu söyleyebileceğimiz kumaş çeşitlerinde en yoğun kullanılan renk ise Osmanlı Devleti için sembolik anlamı da olan kırmızı ve tonlarıdır. 

Dünden Bugüne Hereke


Saltanatın kaldırılmasının ardından Sümerbank İdaresi’ne bağlanan Hereke Fabrika-ı Hümayunu, siyasi alandaki bu dönüşümün ardından Hereke Fabrikası olarak anılmaya başlamıştır. Fabrika, 1995’e kadar Millî Saraylar Koleksiyonu’ndaki ipekli kumaşları orijinal jakar tezgâhlarda üretmeye devam etmiştir. Bir dönem İzmit Hereke haricinde Dolmabahçe saray yapılarının içinde de Hereke Dokumahanesi adıyla bir bölüm ayrıldığı bilinmektedir. 


Millî Saraylar’a bağlı yapılarda, perdelerin, mobilya kumaşlarının neredeyse tamamı Hereke dokumasıdır. Yurt dışından özel olarak getirilmiş mobilyaların döşemesi de yıllar içinde eskidiğinde de Hereke kumaşlarıyla kaplanmıştır. Bugün Dolmabahçe Sarayı başta olmak üzere pek çok saray, kasır ve köşk yapısında Hereke ürünlerini incelemek mümkündür.


Dolmabahçe’de Hereke Kumaşları


Özellikle Dolmabahçe Sarayı’nda Hereke kumaşlarının en yetkin örneklerini görebileceğimiz sayısız oda ve salon mevcuttur. Klaptan kumaşı incelemek için sarayın 73 ve 110 numaralı yatak odalarında, mavi zemin üzerine gümüş klaptanla işlenmiş yatak örtüleri incelenebilir.


14 numaralı Yazı Odası’nda ise çatma kadife örneğini incelemek mümkündür. Açık sarı üzerine bordo desen işlenmiş olan bu çatma kadife örneği, nadide bir kumaş türü olması bakımından dikkate değerdir. 


Valide Sultan Kabul Odası’nda ise perdeler ve döşemeler Hereke ürünleridir. Bu odadaki ilgi çekici bir diğer Hereke ürünü, duvar kumaşlarıdır. Bunlar da gümüş klaptanlı desenlere sahiptir ve orijinal zamanından kalmış, yenilenmemiş olmasıyla da oldukça kıymetlidir.

Dolmabahçe’de odada kullanılan kumaşların baskın renkleriyle anılan salonlar bulunmaktadır. Mabeyn ve Harem’deki kabul salonları Kırmızı Salon, Harem Tören Salonu ise Mavi Salon olarak anılır. Bu salonlardaki kumaşların renk tonlarında ve desenlerindeki uyum, yarattığı atmosfer oldukça etkileyicidir.


Bugün Hereke Fabrikası hem üretim yapmaya devam etmekte hem de bazı bölümleriyle müze olarak ziyaretçilere hizmet vermektedir. Kumaş alanında geçmişte 143 desenle çalışan fabrikanın bugün pek çok deseni tekrar hayata döndürülmüş ve üretimine başlanmıştır. Bu sayının giderek artması ve tarihin sayfalarında kalmış bir estetik mirası tamamen canlandırmak için çalışmalar devam etmektedir.

Benzer İçerikler