Dekorasyonda İnovasyon; Dolmabahçe Sarayı Protokol Merdivenleri

9.10.2019

Dolmabahçe Sarayı, inşa edildiği tarih itibariyle teknolojik ve estetik anlamda çağının en ileri örneklerini yansıtır. 19. Yüzyılın sanayide gelişim gösteren çehresi sarayın mimari ve dekorasyon alanında da yenilikçi eserlerle donatılmasına yol açmıştır. Cam, dönemin teknolojisiyle çok yetkin bir biçimde dekorasyon ve mimaride sıklıkla kullanılan bir  malzemeydi. Osmanlı saraylarında dekorasyon ve mimari anlamında bu yenilikçi yaklaşımın en etkileyici örneklerinden biri de Dolmabahçe Sarayı’nın Kristal Merdivenler olarak adlandırılan bölümüdür. 

Dolmabahçe’nin Merdivenlerinde Çağın İnovasyonu


Mabeyn bölümünün merkezinde konumlanan ve Saltanat Merdivenleri olarak da anılan Kristal Merdivenler, protokol katını saltanat katına bağlar. Hizmet katı ile devlet katı arasındaki geçişi sağlayan, Süfera ve Zülvecheyn salonlarına ulaşan Kristal Merdivenler, ismini tırabzanlarından almaktadır. Kesme kristalden yapılmış tırabzan korkulukları, dönemin en ileri teknolojilerinden biriyle üretilmiştir. Bir inovasyon ürünü olan bu merdivenler, teknolojik anlamda ileri oldukları gibi estetik olarak da ince bir çalışmanın ürünüdür. Barok üslubun izlerini taşıyan kıvrımları, ortasındaki geniş avizesi ve gün ışığını içeriye alan cam tonozuyla Kristal Merdivenler bölümü, Dolmabahçe Sarayı’nın kuşkusuz en görkemli kısımlarından biridir. 

Kristal korkuluklar ve ortada bulunan avize dönemin ileri gelen İngiliz firmaları tarafından üretilmiştir. Saydam özelliği ile gün ışığını kristallere kadar ulaştıran cam tonoz, İngiliz mimar James William Smith tarafından tasarlamıştır. Çatının, İngiltere’den getirtilen camları, orijinalde bordoya yakın bir renkteymiş. Fakat bu bölümün zaman içerisinde onarılması gereği, camların da değiştirilmesine sebep olmuş. 



Merdivenlerin Etrafını Saran Sanat 


Kristal Merdivenler’in geçişi sağladığı Süfera ve Zülvecheyn salonlarının girişleri de merdivenlerin ve salonların yarattığı görkemli ve zarif atmosfere yaraşır eserler barındırmaktadır. Süfera Salonu’nun kapıları önünde bulunan fildişi ve gümüş şamdanlar buna örnektir. Londra’da üretilmiş bu eserler, Hicaz Valisi Ahmet Ratıb Paşa tarafından II. Abdülhamid’e cülusunun 25. yıldönümünde hediye olarak verilmiştir. Ayrıca bu salonun girişinde büyük boyutlarda imal edilmiş mavi-beyaz uzakdoğu vazoları bulunmaktadır.   

Merdivenin deniz ve kara tarafına bakan kısımlarında saatler konumlandırılmıştır. Bu saatler her saat başı, düzeneğindeki altı Osmanlı marşından birini çalar. Kara tarafında Victor Huguet, Georges Washington gibi isimlerin oryantalist üsluptaki, deniz tarafında ise Rıfat ve Çukurbostanlı Hidayet’in manzara tabloları yer almaktadır. Tüm bu eserlerle Kristal Merdiven bölümü, ışıltılı atmosferinin yanı sıra güçlü estetik değerini de gözler önüne sermektedir.   

Benzer İçerikler