Beylerbeyi Saray Bahçesi’nin Köşkleri

10.10.2019

Göz Alıcı Bahçelerin İçinde Yaşayan Köşkler 


Osmanlı Dönemi’nin 19. yüzyıl prestij yapılarından biri olan Beylerbeyi Sarayı, ana binasının yanı sıra geniş bir alanı kaplayan çok sayıda köşk ve bahçeye sahiptir. Bahçeleri setler hâlinde tepe boyunca yükselmekte, fundalıklar, limonluklar, gezi bölgeleriyle mimarinin göz alıcılığını tamamlamaktadırlar. 


Sarayın ana binasının yanı sıra yapılan ek binalar ve köşklerden bugün geriye az sayıda fakat yine de oldukça dikkat çekici ve değerli yapılar kalmıştır. Sarayın geçirdiği yangın sonrası 1863-65 yıllarında yeniden inşası sürecinde ek yapılar da ana bina ile beraber yapılmıştır. Eczane-i Hümayun, Gazhane, Mabeyn Tatlıhanesi, Aslanhane, Kahvecibaşı Dairesi bunlardan bazılarıdır. Bu yapıların çoğu günümüze ulaşamamış olsa da devrin saltanat hayatı ve sarayın kullanım özellikleri açısından son derece bilgilendiricidir.

Dünden Bugüne Kalan Köşkler


Beylerbeyi Sarayı’nın ana binası haricinde bugüne ulaşan ek yapıları şunlardır; Deniz Köşkleri, Mermer Köşk, Sarı Köşk ve Ahır Köşk. Bu köşklerin her biri belirli bir kullanım amacına uygun konumda ve yapıda inşa edilmişlerdir. 


Deniz Köşkleri Boğaz’ın kıyısında, sarayın iki yanında bulunmaktadr. Biri Mabeyn, diğeri Harem bölümüne ait olan köşkler mimarileri açısından özgün bir forma sahiplerdir. Çadır formuna benzeyen sivri bir kubbe şeklindeki çatısından dolayı “Çadır Köşkleri” olarak da anılmışlardır. Bunlardan Harem bölümünde yer alan köşk Valide Sultan’a tahsis edilmiştir. Beylerbeyi Sarayı’nın Boğaz’a nazır konumunda göz dolduran güzelliğine ana binanın iki yanında bu zarif ve özgün yapıdaki köşkler eşlik etmektedir.

Mermer ve Suyun Serinliği


Bugün ayakta kalmış olan köşklerden Mermer Köşk ve Sarı Köşk, konum olarak kıyıdan yükselen üçüncü set bahçesi üzerinde, büyük havuzun gerisinde yer almaktadır. Sultan II. Mahmud’un Mermer Köşk’ü öncelikle av köşkü olarak düşünmüş ve yaptırmıştır.


Dış cephesi oldukça sade bir görünüme sahip olan Mermer Köşk, üçüncü set ve dördüncü set ile bitişik orta bir konumda yer almaktadır. Yapı tamamen mermer olması sebebiyle sıcaklarda oldukça serin kalabilmektedir. Yoğun sıcakların olduğu yaz dönemlerinde kullanılan Mermer Köşk’ün içerisinde havuz ve sebiller de bulunmaktadır. Büyük sofasında bulunan oval havuz, iki yan duvardaki altın yaldızlı sebiller ile de oluklar aracılığıyla bağlantılandırılmıştır. Mermer Köşk, iç düzenlemesinde yapılış amacı olan avcılık temasını işleyen resim ve motiflerle bezenmiştir. 



Sakin Bir Köşe, Sarı Köşk


Mermer Köşk’ün yakınlarında bulunan Sarı Köşk ise dördüncü set üzerindedir. Büyük havuzun sol cephesinde kalan Sarı Köşk konum itibariyle sakin ve sessiz bir köşede yer almakta ve dinlenme amaçlı kullanıldığını düşündürmektedir. Dış cephesinde kullanılan taşın açık sarı renginden adını alan Sarı Köşk, iç düzenlemesinde kalem işi tavan süslemeleriyle bezenmiştir.

Has Ahır


II. Mahmud Dönemi’nden bugüne kalan bir diğer köşk yapısı ise Ahır Köşk, bir diğer adıyla Has Ahır’dır. Mermer Köşk’ün ilerisinde bahçe setlerinin sonuncusunda konumlanan Ahır Köşk, atlar için sağlı sollu yirmi bölmeden ve dışarıya uzanan küçük bir bölümden oluşmaktadır. Dışarıya uzanan bölümde tavanları yırtıcı hayvanların diğer hayvanlara saldırılarını gösteren tasvirlerle süslenmiştir. Bu köşkte ahır bölümünde yer alan, at başı ve gözünün formu esas alınarak yapılmış avizeler de oldukça dikkat çekicidir.