Mustafa Kemal ATATÜRK (1881-1938)

Mustafa Kemal ATATÜRK (1881-1938)


Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal, 1881 yılında Selanik'te doğmuştur. Rüştiye'yi 1895 yılında bitirdikten sonra, Manastır'daki Askerî İdadî’den başarılı bir şekilde mezun olmuştur. Daha sonra İstanbul'a giderek, 13 Mart 1899 yılında başladığı Harbiye'yi bitirdikten sonra, 1902 yılında Harp Akademisi’ne başlamış ve 11 Ocak 1905 yılında kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun olmuştur. Olağanüstü askerî bir yeteneğe sahip olan Mustafa Kemal’in komutasındaki Türk kuvvetleri, yurdu işgal etmiş olan müttefik kuvvetlere karşı “İstiklal mücadelesi” vermişler ve sonunda bütün cephelerde zaferler kazanmışlardır. 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Antlaşması’nın imzalanmasıyla, hem bu zafer, hem de bu zaferin ürünü olan yeni Türk Devleti tüm dünyaca tanınmıştır. Mustafa Kemal, yeni, sağlam ve dinç bir devlet kurmuştur. 29 Ekim 1923 tarihinde, yeni Türk Devleti’nin idare şeklinin Cumhuriyet olduğunu ilan etmiş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.


ATA­TÜRK’ÜN SA­RA­Y’A İLK GE­Lİ­Şİ


Os­man­lı Pa­di­şa­hı Sul­tan Ab­dül­me­cid’in em­riy­le in­şa edil­en Dolmabahçe Sarayı (1856), Tan­zi­mat ve Meş­ru­ti­yet de­vir­le­rin­de ye­ni­leş­me­nin sim­ge­si ol­muştur. Saray, 3 Mart 1924 tarihinde çıkartılan 431 Sayılı Kanun’la Türk milletine intikal etmiş, Atatürk ve İsmet İnönü dönemlerinde (1927-1949), Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılmıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk, 1927-1938 yılları arasında (11 yıllık bir süreçte toplam 4 yıl), İstanbul’daki çalışmalarında Dolmabahçe Sarayı’nı kullanmış ve burada vefat etmiştir. Ata­türk, Cum­hur­baş­ka­nı olarak 1 Tem­muz 1927’de İstanbul’a geldiğinde Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’na inmiştir. İs­tan­bul hal­kı­nın coş­kun te­za­hü­ra­tı ara­sın­da Ha­zi­ne Ka­pı’dan sa­ray bah­çe­si­ne gir­miş ve sa­ra­yın en gör­kem­li me­kânı olan Mu­aye­de Sa­lo­nu’nda, baş­ta mil­let­ve­kil­le­ri ol­mak üze­re, çe­şit­li ku­rum ve ku­ru­luş tem­sil­ci­le­rin­den olu­şan 955 ki­şi­lik bir he­ye­te hi­tap etmiş­tir. Ko­nuş­ma­nın ta­m metni hâlen Mu­aye­de Sa­lo­nu’nda ser­gi­len­mek­te­dir


ATA­TÜRK DOL­MA­BAH­ÇE SA­RA­YI’NDA


Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti’nin Ku­ru­cu­su Ata­türk, Ha­rem bö­lü­mün­de­ki Hu­su­sî Dai­re’de ika­met et­miştir. Sa­ra­yı, Tür­ki­ye’nin mo­dern­leş­me plan­la­rı­nın ya­pıl­dı­ğı bir dev­let ve kül­tür mer­ke­zi ola­rak kul­lan­mıştır. Hatta, İs­met İnö­nü, Fev­zi Çak­mak, Kâzım Özalp, Fah­ret­tin Al­tay, Şük­rü Ka­ya, Re­cep Pe­ker, Ce­lâl Ba­yar gi­bi dö­ne­min ile­ri ge­len dev­let adam­la­rı ile top­lan­tı­larını burada yapmıştır. Harf Dev­ri­mi, Me­ne­men Ola­yı ve Ha­tay ile il­gi­li top­lan­tı­lar da yine, Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’nda gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Ab­dül­hak Ha­mit Tar­han, Yu­nus Na­di, Fa­lih Rıf­kı Atay, Yu­suf Ak­çu­ra, Sa­mih Rı­fat, Sa­fi­ye Ay­la gi­bi dönemin aydın, sanatçı ve gazetecileriyle de yine Dolmabahçe Sarayı’nda sık sık bir araya gelmiştir.


LATİN HARFLERİNİN KABULÜ


Ata­türk, Türk Di­li ve Türk Ta­ri­hi ile il­gi­li ça­lış­ma­la­rın­da, İs­tan­bul’u ve Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’nı mer­kez yap­mıştır. 1928 yı­lı­nın Ağus­tos ayın­dan baş­la­mak üze­re, 1937 yı­lı­na ka­dar do­kuz yıl­lık sü­reç­te, İs­tan­bul’da, Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’nda, bizzat iştirakiyle Türk di­li ve ta­ri­hi ile il­gi­li ku­rul­tay­lar top­lan­mış, kon­gre­ler dü­zen­lenmiştir. 1928’deki İs­tan­bul’a ikin­ci zi­ya­re­tin­de, Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı, Cum­hu­ri­yet dö­ne­mi­nin kök­lü ye­ni­lik­le­rin­den Harf İn­kı­lâ­bı’nın ya­pıl­dı­ğı yer ol­muştur. La­tin harf­le­rin­den olu­şan ye­ni Türk Al­fa­be­si ki­ta­bı ilk de­fa bu­ra­da da­ğı­tılmıştır. Ül­ke ça­pın­da ye­ni harf­le­rin öğ­re­ti­mi­ne yö­ne­lik ka­ra tah­ta­nın ilk ku­rul­du­ğu yer de, Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı Sü­fe­ra Sa­lo­nu olmuştur. Ye­ni harf­le­re iliş­kin bu top­lan­tı­lar top­lam üç otu­rum­da, 25, 27 ve 29 Ağus­tos 1928’de ger­çek­leş­ti­rilmiş ve devamında­ ye­ni al­fa­be, 1 Ka­sım 1928’de TBMM’de ka­bul edil­miştir. Atatürk’ün Dol­ma­bah­çe Sa­rayı’n­da ger­çek­leş­tir­di­ği önem­li ça­lış­ma­la­rın­dan ikin­ci­si, Türk di­li­ni sa­de­leş­tir­me­yi he­def­le­yen ve üç kez ic­ra edi­len dil ku­rul­tay­la­rı olmuştur­. Bi­rin­ci Türk Dil Ku­rul­ta­yı 26 Ey­lül 1932 ta­ri­hin­de, Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı Mu­aye­de Sa­lo­nu’nda; İkin­ci Türk Dil Ku­rul­ta­yı 18 Ağus­tos 1934’te, Medhal Salon’da; Üçün­cü Dil Ku­rul­ta­yı ise 24-31 Ağus­tos 1936’da Sa­ra­y’ın Med­hal Sa­lo­nu’nda top­lan­mıştır. Bu konuyla bağlantılı olarak, Gü­neş-Dil Te­ori­si bu­ra­da tar­tı­şıl­mış, Türk Di­li Tetkik Ce­mi­ye­ti’nin adı da Türk Dil Ku­ru­mu ola­rak de­ğiş­ti­ril­miştir. II. Türk Ta­rih Kon­gre­si 20–25 Ey­lül 1937 ta­ri­hin­de Dol­ma­bah­çe Sa­rayı’nda ya­pıl­mıştır.


YA­BAN­CI KO­NUK­LAR


Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’nı Cum­hur­baş­kan­lı­ğı ma­ka­mı ola­rak de­ğer­len­di­ren Ata­türk, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti’ni zi­ya­ret eden ya­ban­cı dev­let­le­rin baş­kan ya da hü­küm­dar­la­rı­nı Çan­ka­ya Köş­kü’nün ya­nı sı­ra Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’nda da mi­sa­fir etmiş­tir. Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti’ni zi­ya­ret eden ilk ya­ban­cı dev­let baş­ka­nı olan Af­gan Kra­lı Ema­nul­lah Han ve be­ra­be­rin­de­ki he­yet Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’nda ağır­lan­mıştır (Ma­yıs 1928). Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’nda Ata­türk ta­ra­fın­dan ağır­la­nan di­ğer ya­ban­cı dev­let adam­la­rı şun­lardır: Ja­pon­ya Ve­li­ahd Pren­si Ta­ka­mut­su (1931), Irak Kra­lı Fay­sal (1932), Fran­sa es­ki baş­ba­kan­la­rın­dan Her­ri­ot (1932), Ame­ri­ka Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı Mac Art­hur (1932), Yu­gos­lav­ya Kra­lı Alek­sandr (1932), Es­ki Mı­sır Hi­di­vi Ab­bas Hil­mi Pa­şa (1933), Rus­ya Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı Vo­ro­şi­lof (1933), Yu­na­nis­tan es­ki Baş­ba­kanı Ve­ni­ze­los (1933), İran Şa­hı Rı­za Peh­le­vî (1934), İn­gil­te­re Kra­lı VII­I. Ed­ward (1936), Ür­dün Kra­lı Ab­dul­lah (1937), Ro­man­ya Kra­lı Ka­rol (1938).


LATİN HARFLERİNİN KABULÜ


Ata­türk, Türk Di­li ve Türk Ta­ri­hi ile il­gi­li ça­lış­ma­la­rın­da, İs­tan­bul’u ve Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’nı mer­kez yap­mıştır. 1928 yı­lı­nın Ağus­tos ayın­dan baş­la­mak üze­re, 1937 yı­lı­na ka­dar do­kuz yıl­lık sü­reç­te, İs­tan­bul’da, Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’nda, bizzat iştirakiyle Türk di­li ve ta­ri­hi ile il­gi­li ku­rul­tay­lar top­lan­mış, kon­gre­ler dü­zen­lenmiştir. 1928’deki İs­tan­bul’a ikin­ci zi­ya­re­tin­de, Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı, Cum­hu­ri­yet dö­ne­mi­nin kök­lü ye­ni­lik­le­rin­den Harf İn­kı­lâ­bı’nın ya­pıl­dı­ğı yer ol­muştur. La­tin harf­le­rin­den olu­şan ye­ni Türk Al­fa­be­si ki­ta­bı ilk de­fa bu­ra­da da­ğı­tılmıştır. Ül­ke ça­pın­da ye­ni harf­le­rin öğ­re­ti­mi­ne yö­ne­lik ka­ra tah­ta­nın ilk ku­rul­du­ğu yer de, Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı Sü­fe­ra Sa­lo­nu olmuştur. Ye­ni harf­le­re iliş­kin bu top­lan­tı­lar top­lam üç otu­rum­da, 25, 27 ve 29 Ağus­tos 1928’de ger­çek­leş­ti­rilmiş ve devamında­ ye­ni al­fa­be, 1 Ka­sım 1928’de TBMM’de ka­bul edil­miştir. Atatürk’ün Dol­ma­bah­çe Sa­rayı’n­da ger­çek­leş­tir­di­ği önem­li ça­lış­ma­la­rın­dan ikin­ci­si, Türk di­li­ni sa­de­leş­tir­me­yi he­def­le­yen ve üç kez ic­ra edi­len dil ku­rul­tay­la­rı olmuştur­. Bi­rin­ci Türk Dil Ku­rul­ta­yı 26 Ey­lül 1932 ta­ri­hin­de, Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı Mu­aye­de Sa­lo­nu’nda; İkin­ci Türk Dil Ku­rul­ta­yı 18 Ağus­tos 1934’te, Medhal Salon’da; Üçün­cü Dil Ku­rul­ta­yı ise 24-31 Ağus­tos 1936’da Sa­ra­y’ın Med­hal Sa­lo­nu’nda top­lan­mıştır. Bu konuyla bağlantılı olarak, Gü­neş-Dil Te­ori­si bu­ra­da tar­tı­şıl­mış, Türk Di­li Tetkik Ce­mi­ye­ti’nin adı da Türk Dil Ku­ru­mu ola­rak de­ğiş­ti­ril­miştir. II. Türk Ta­rih Kon­gre­si 20–25 Ey­lül 1937 ta­ri­hin­de Dol­ma­bah­çe Sa­rayı’nda ya­pıl­mıştır.


SON Zİ­YA­RET


Gâzî Mus­ta­fa Ke­mâl Ata­türk’ün son İstanbul zi­ya­re­ti 27 Ma­yıs 1938 gü­nü baş­lamış ve tam bu sıralarda da has­ta­lı­ğı şid­det­len­miştir. Atatürk, ziyaretinin ilk ay­la­rın­da Sa­va­ro­na ya­tın­da ka­lmış ve ça­lış­ma­la­rı­nı bu­ra­da sürdürmüşken has­ta­lı­ğı­nın iler­le­me­si üze­ri­ne 24 Tem­muz ge­ce ya­rı­sı Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı’na geçmiş­tir. 5 Eylül 1938’de vasiyetnamesini yazdıran Atatürk, 10 Kasım 1938’de, saat 09:05’de Dolmabahçe Sarayı’nda vefat etmiştir. Ata­türk’ün naaşı bir ka­ta­fal­ka ko­nu­la­rak 16-17-18 Ka­sım ta­rih­le­rin­de Mu­aye­de Sa­lo­nu’nun ka­ra ta­ra­fın­da zi­ya­re­te açık tu­tul­muş, Ce­na­ze na­ma­zı ise 19 Ka­sım 1938 gü­nü, Prof. Dr. Şe­ra­fet­tin Yalt­ka­ya ta­ra­fın­dan yine bu Sa­lon’­da kıl­dı­rılmıştır­. Sonra naaşı, top ara­ba­sıy­la sa­raydan alı­nmış, Ya­vuz zırh­lı­sıy­la İz­mit’e, ora­dan da tren yol­cu­lu­ğuy­la An­ka­ra Et­nog­raf­ya Mü­ze­si’ne nak­le­dilmiştir­.


ATA­TÜRK’ÜN KUL­LAN­DI­ĞI ME­KÂN­LAR


Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yı Ha­rem bö­lü­mün­de­ki Ma­vi Sa­lon ve Pem­be Sa­lon çev­re­sin­de­ki oda­lar, Hün­kâr Da­ire­si ve­ya Hu­su­sî Dai­re ola­rak ad­lan­dı­rı­lır. Ata­türk de Hu­su­sî Dai­re’de Ma­vi Sa­lon ile Pem­be Sa­lon ara­sın­da yer alan 71 nu­ma­ra­lı oda­da kal­mış ve hayata da burada veda et­miştir. Hâlâ bu oda­da bulunan do­ku­zu beş ge­çe­yi gös­te­ren sa­at, ken­di­si­ne ya­kın ar­ka­da­şı Nu­ri Con­ker ta­ra­fın­dan he­di­ye edil­miş­tir. Dö­ne­min Mos­ko­va Bü­yü­kel­çi­si Ze­ka­i Apay­dın ta­ra­fın­dan he­di­ye edi­len Dört Mev­sim isim­li tab­lo ise Ata­türk’ün en sev­di­ği tab­lo ola­rak bi­li­nmektedir. Atatürk, ça­lış­ma oda­sı olarak da yatak odasının he­men ya­nındaki 69 nu­ma­ra­lı odayı kullanmıştır­. Sa­lo­nun de­niz ta­ra­fı­na ba­kan di­ğer kö­şe­sin­de­ki ya­tak oda­sı ise zaman zaman Ata­türk’ün ta­rih da­nış­man­la­rın­dan Prof. Dr. Afet İnan tarafından kul­lan­ılmıştır. Fi­kir ve da­nış­ma sof­ra­la­rı genellikle Ma­vi Sa­lon’a, yaz ay­la­rın­da ise sık­lık­la Pem­be Sa­lon’da­ki bal­kon­a kurulmuştur. Ayrıca Ata­türk için 1937 yı­lı­nın Ha­zi­ran ayın­da Ma­vi Sa­lon’un ay­dın­lık ma­hal­lin­de bir asan­sör yap­tı­rıl­mıştır ki, bu asansör hâlen kul­la­nı­lır du­rum­da­dır. Pem­be Sa­lon’un he­men ya­nın­da bu­lu­nan ve Son Ha­li­fe Ab­dül­me­cid Efen­di ta­ra­fın­dan in­şa et­ti­ri­lmiş olan (1923) ban­yo, Ata­türk ta­ra­fın­dan da aynı amaç­la kul­la­nılmıştır. Ban­yo­nun gi­ri­şin­de yer alan cam­lı do­lap­ta, Ata­türk’ün te­da­vi­si sü­re­cin­de kul­la­nı­lan ilaç­lar şimdi de ser­gi­len­mek­te­dir.

Sarayda Yaşamış Şahsiyetler
Sultan III. Selim (1761-1808)
Sultan Abdülmecid (1839-1861)
Sultan Abdülaziz (1861-1876)
Sultan V. Murad (1876-1876)
Sultan II. Abdülhamid (1876-1909)
Sultan V. Mehmed Reşad (1909-1918)
Sultan VI. Mehmed Vahideddin (1918-1922)
Halife Abdülmecid Efendi (1922-1924)
Mustafa Kemal ATATÜRK (1881-1938)
Adres: TBMM Genel Sekreterliği (Milli Saraylar), Dolmabahçe Sarayı - Beşiktaş / İSTANBUL Tel: 212 236 90 00 - Faks 212 227 66 73