Dekoratif Eserler


Milli Saraylar Koleksiyonu’nun önemli bir kısmını dekoratif eserler oluşturmaktadır. Saray ve köşklerin çeşitli mekânlarını süsleyen, dönemin sanat zevkini yansıtan bu eserleri, Türk, Avrupa ve Uzakdoğu olarak üç bölümde toplamak mümkündür. Batı ile ilişkilerin oldukça yoğunluk kazandığı 19. yüzyılda, Saray ve çevresi için Avrupa’dan özel sipariş, lüks tüketim malları getirtmek dönemin modası haline gelmiştir. Sultanlar ve Saray hanımları, Galata ve Beyoğlu’na yerleşmiş yerli ve yabancı tüccarlardan birçok dekoratif eser satın alarak, saray, köşk ve kasırların dekorasyonunda kullanmışlardır. Koleksiyonda yer alan dekoratif eserlerin bir bölümü de, diğer ülkelerin imparatorluk mensuplarının hediyeleri olarak gönderilmiştir. Ayrıca, Avrupa’da birçok fabrikada, Osmanlı pazarı için dekoratif eserler üretilmiştir. Milli Saraylar Koleksiyonu incelendiğinde, dekoratif eserlerin büyük bir bölümünün Avrupa kökenli olduğu görülür.

Porselen, cam, metal malzemelerden yapılan bu eserlerin çoğunluğunu porselenden yapılan vazolar oluşturmaktadır. Genellikle, renkli zemin üzerine altın yaldızın kullanıldığı olağanüstü teknik ve özenle üretilen bu vazoların birçoğu Fransız Sèvres ve Limoges porseleninden yapılmıştır. Saray koleksiyonlarındaki dekoratif eserlerin bir bölümü de Çin ve Japonya’da üretilen çeşitli boyutlardaki Uzakdoğu vazolarıdır. Çoğunluğunu mavi-beyaz vazoların oluşturduğu bu eserler, eklektik tarzda yapılmış mekânları tamamlayıcı unsurlardır. Sultan II. Abdülhamid (1876- 1909) döneminde, 1890’lı yılların başlarında Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu’nun inşa edilmesi ile saray, köşk ve kasırlarda, Türk porselenleri devri başlamıştır. Bu fabrikada üretilen, ince bir zevkle yapılmış porselenlerin büyük bir bölümünü dekoratif eserler oluşturur. Bu eserler, özgün formları ve bezemeleri ile çok özel parçalardır. Milli Saraylar Porselen Koleksiyonu’nda ayrı bir yere sahip olan Yıldız porselenlerinden yapılmış dekoratif eserlerin her biri birer belge niteliği taşıyarak, porselen tarihimizin izlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.



      Koleksiyondan Seçmeler - Dekoratif Eserler

 VAZO


FRANSIZ, 19.YÜZYIL

DOLMABAHÇE SARAYI, ENV NO: 11/15

YÜKSEKLİK: 103 CM


Barok üslupta yapılmış bronz üzerine altın varaklı kaide; üç ayak üzerine oturur. Kulpları yaprak şeklinde oymalıdır. Ağızdan çıkan altın yaldızlı dokuz dal mumlukları oluşturur. Dal araları haşhaş yaprakları tomurcuk ve çiçeklerle doldurulmuştur. Ağızdaki bilezik kısmı, oymalı akantus yaprağı şeklindedir. Kobalt mavisi zeminli gövdesinin üzerinde altın yaldızlı, Sultan Abdülmecid'in tuğrası yer alır. Dolmabahçe Sarayı'nı yaptırtan padişahın tuğrasını taşıması bakımından Milli Saraylar porselen koleksiyonunda önemli bir yere sahiptir. Üzerinde herhangi bir imza ya da damga bulunmamasına rağmen tarzından Fransız porseleni olduğu anlaşılmaktadır. Büyük bir olasılıkla Sèvres fabrikası ürünüdür. Sıraltı aplike tekniklerinde yapılmıştır.


 VAZO


JAPON, ARİTA PORSELENİ, 19.YÜZYIL SONU

DOLMABAHÇE SARAYI, ENV NO: 11/330

YÜKSEKLİK: 70 CM


Arita porselenlerinin Jinko-Tsubo olarak bilinen kapaklı, ağzı yüksek, omzu geniş ve dibe doğru incelen vazo tipine örnektir. Günümüzde dekoratif amaçlı kullanılan Jinko-Tsubo, misafirlere güzel koku sunma geleneğinden kaynaklanan ihtiyaçtan ortaya çıkan bir türdür. Güney Doğu Asya’dan getirilen güzel kokulu nadir ahşap parçaları bu tür kapaklı vazolarda saklanmaktadır. Daima salonda bulundurulduğu için evin güç göstergesi sayılan vazonun tasarımı, zengin süslemeli ve büyük boyutlu olarak gelişim göstermiştir. Saklama amacıyla kullanılan Jinko, daha sonra dekoratif amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Vazoda hakim olan kırmızı ve lacivert renkler arasında sarı ve yeşil renkler de görülür. Vazo yüzeyi, çam ağacının altında alçak kabartma tekniği ile tasvir edilen bir çift turna kuşu, krizantem, erik, bambu gibi hem Japon hem de Çin geleneklerinde şans ve uzun ömrü simgeleyen bitki motifleriyle süslenmiştir. Vazonun diğer yüzeyinde, bambu ormanı içinde bir asilzade ile eşyasını taşıyan hizmetkârı resmedilmiştir. Asilzadenin yanında betimlenen açılmış orkide çiçeği; aristokrat ve entellektüellerin simgesidir. Vazo yüzeyinde aristokrat olarak tasvir edilen beyefendinin Çin geleneğinde entellektüellerin ideali sayılan Bunjin Literati olduğu düşünülmektedir.


 VAZO


YILDIZ PORSELEN FABRİKASI, 1312 SENE 9 (1903)

DOLMABAHÇE SARAYI, ENV NO: 13/46

YÜKSEKLİK: 79 CM


Barok özellikler taşıyan bordo zeminli vazonun yanlarından çıkan akantus yaprakları, kulpları oluşturur. Gövdesi armudi formludur. Madalyonlara ayrılmış gövdesinin bir yüzünde Dolmabahçe Sarayı, diğer yüzünde de Yıldız Cami, Saat kulesi ve Büyük Mabeyn Köşkü fotoğraftan realist üslupta resmedilmiştir. Vazonun kapak ve ayak kısımlarında da akantus yaprakları dışa doğru kıvrımlıdır. Kapağın üzerindeki 3 ayak tutamak kısmını oluşturur. Dolmabahçe Sarayı ve çevresini göstermesi bakımından bir belge niteliğinde olan eser, sarayın resmedildiği nadir vazolardan biri olması nedeniyle de ayrı bir önem taşır. Üzerinde herhangi bir sanatçı imzası yoktur. Ay yıldız damgalı olan eser sırüstü, aplike, kalıpla kabartma tekniklerinde yapılmıştır.